
Yaşamak
Yu Hua
Yaşamak
Yu Hua
rate_reviewKişisel İnceleme
Bu zamana kadar okuduğum en etkili ve duygusal yönden beni en çok etkileyen kitaplardan biri oldu. Çünkü kitapta yazarın bizzat yaşamış olduğu zulümlere ve acılara işaret var. Yani kitabı yazan Yu Hua, yaşadığı olaylardan esinlenerek kalemini oynatıyor. Bu sebeple yazdıkları insanın gerçekten ruhuna dokunuyor.
Kitap, Cin'de köyleri gezip köylülerden dinlediği hikâyelerle halk şarkıları derleyen bir gezginin, kitabın kalanındaki anlatıcımız olacak olan Fugui ile karşılaşması ve Fugui'nin ona anlattıklarıyla gelişiyor. Olayların yaşandığı dönem, Mao'nun Çin'in lideri olduğu ve sözümona Büyük ileri atılım projesini gerçekleştirmeye koyulduğu zamanlar.
Yazarımız Yu Hua kendi cocukluğunda , yine Mao döneminde yaşanan Kültür Devrimine tanıklık ediyor. Bu dönemin onda yaşattığı travmanın izleri de yazdığı her kitabında yer bulmuş.
Kitap yayımlanır yayımlanmaz Çin'de yasaklanıyor. Sonra filme uyarlanıyor, hızını alamayan devlet anında filmi de yasaklanıyor. Bir ülkenin yüzleşmekten ve başkalarının da haberdar olmasından korktuğu utanç dolu bir geçmişe sahip olması ne kadar acı bir durum.
Yu Hua, bir devletin korktuğu gerçekleri bizzat yaşayan biri olarak Fugui karakteri üzerinden anlatıyor. Fugui, gençliğini hovardalık ile harcayan, kumar bağımlısı olan zengin bir ailenin çocuğu. Evlendikten sonra bile hovardalıktan vazgeçmiyor.
Bir gün kumar masasında her şeyini kaybetmesiyle birlikte hikaye akılalmaz yerlere doğru ilerliyor ve Fugui'nin çilesi devlet tarafından zorla askere alınmasıyla başlıyor. İsmi "Yaşamak" olup içinde bu kadar ölüm barındıran bir kitapla ilk defa karşılaştım.
Kitap aynı zamanda Çin'in tarihiyle ilgili derin vurgularda bulunuyor. Bu sebeple okumadan önce devletin tarihine göz gezdirmekte fayda var. Benim için hem öğretici, hem de duygularımı törpületici bir kitap oldu. Herkese tavsiye ederim. Selam ve dua ile.
format_quoteKitaptan Alıntılar
“Gelecek nesillere iyi şeyler bırakmak gerekiyordu. Annem bu sözü duyunca bir kahkaha attı ve gizlice bana dedi ki: "Baban da gençken dedene böyle söylermiş." Kendi kendime, babamın benden yapmamı istediği şeylerin, onun yapamadığı şeyler olduğunu düşündüm, ama bunu nasıl kabul edebilirdim ki.”— Sayfa 15
“Erkeklerin aklından geçenleri anlayan tek kişi annemdi. Jiazhen'a bir gün şöyle dedi: "Erkekler açgözlü kedilere benzer!”— Sayfa 19
“Tüm insanlar aynıdır: Kendileri bir başkasının cebinden alırken yüzleri aydınlanır, gülümserler, ama kaybetme sırası onlara geldiğinde yastaymış gibi ağlarlar.”— Sayfa 23
“İnsanlar yaşlandıklarında böyle oluyorlar; alışık oldukları yeri terk etmek istemiyorlar. "Ev de, toprak da Longer'a ait. Nereye gidersek gidelim aynı!" dedim anneme. Annem önce bir şey söylemedi, ama sonra sessizce, "Babanın mezarı burada," dedi. ”— Sayfa 43
“Annem sık sık, çamurun insan sağlığı için en iyi şey olduğunu söylerdi. Sadece ekinleri büyütmez, hastalıkları da tedavi eder, derdi. O zamandan beri, ne zaman bir yerim yaralansa, yaranın üstüne hemen bir parça çamur yapıştırırım. Annem haklıydı: Nice hastalıkları iyi eden çamur küçümsenmemeli.”— Sayfa 46
“Savaştan kaçıp kurtulmuştum; eve döndüğümde ise ölmek için yerimi Longer almıştı. Atalarım doğru yerde yatıyor olmalıydı. Kendi kendime dedim ki: "Yaşamaya devam etmek zorundasın"”— Sayfa 77
“Parada pulda gözüm yok! Her sene sana yeni bir çift ayakkabı dikebildiğim sürece mutlu olacağım." Jiazhen'ın ne demek istediğini anlamıştım: Eşim, bundan böyle bir daha ayrılmak istemiyordu. Yüzünün ne kadar yaşlanmış olduğunu görünce içim acıdı. Jiazhen haklıydı. Bütün aile her gün bir arada olduğu sürece, paranın ne önemi vardı? ”— Sayfa 77
“Jiazhen ise Fengxia'nın sırtında mutluydu. "Hastalığın tedavi edilemez olması iyi bir şey, yoksa tedavi masrafları için parayı nereden bulabilirdik" dedi.”— Sayfa 106



